Insaat sektörüne karsi çikan haindir!

 

Insaat sektörüne karsi çikan haindir!

Türkiye’nin ekonomi döngüsünde insaat sektörü çok ama çok önemli..

Kim ne derse desin Türkiye’de ekonomiyi ayakta tutan en önemli etken insaat sektörüdür..

Çünkü insaat dedigimiz zaman bu büyük döngünün içine hangi sektör girmiyor ki!

Çimentocusundan demircisine, betoncusundan tuglacisina…

Kapicisindan camcisina, kerestecisinden seramikçisine  kadar..

Bankalar islevini onunla artiriyor…

Yani insaat denince elinin degmedigi sektör yok!

Hal böyle olunca insaat sektörü gelistikçe herkes kazaniyor…

Türkiye bu sektörde AK Parti iktidari ile çag atladi…

Bunu basta büyüksehirlerimiz olmak üzere her sehirde, her ilçede net bir sekilde görüyoruz…

2002 yilindan bu yana insaat sektöründe yasanan bu büyük gelismelerin, Türk insaat sektörünün dünya markasi olma yolunda ilerlemesinin mimarlarinin basinda kim geliyor diye bir soru karsima çiksa, cevabim net olur..

Erdogan Bayraktar..

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in Istanbul Büyüksehir Belediye Baskaligi’ndan bu yana yol arkadaslarindan biri…

Uzun yillar kader birligi,kader arkadasligi yaptilar…

Çünkü uzun yillarin kader birligi var…

Önce KIPTAS’ta kollari sivadi…

Emlak Konut, Emlak Pazarlama Insaat, Tobas Ankara, Vakif Restorasyon..

Hepsinde basarilara imza atti..

Sonra Recep Tayyip Erdogan tarafindan ‘Hadi Erdogan kentsel dönüsümler sana emanet’ denilerek Türkiye’de tarihi dönüsümün ilk adimi atildi…

Yani insaat sektörünün dünya markasi olmasinin yolu o anda açildi..

Adi o güne kadar dogru dürüst duyulmayan TOKI’nin basina Bayraktar geçtikten sonra tarih yazilmaya baslandi.

Is bilenin kiliç kusananindi artik…

Türkiye’nin her bir kösesi santiyeye  döndü..

500 bin konuta imza atildi…

Kimsesizlerin kimsesi olundu…

Ardindan dönemin Basbakani, Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan TOKI’de tarih yazan adami önce milletvekilligine sonra bakanliga tasirken, kafasindaki plan yeni kurmayi düsündügü ‘Çevre ve Sehircilik Bakanligi’ydi..

Kurdu ve ona emanet etti..

Sifirdan aldi..

A’dan Z’ye insa etti..

Kendi elleri ile kurup az zamanda büyük islerin altina imza atti..

Türkiye onunla insaat sektöründe tarih yazmaya böyle basladi…

Ekonominin çarklari insaat sektörü sayesinde dünyada yasanan krizlere ragmen hiç durmadi..

Çünkü insaat sektörü demek her sektörün kazanmasi demekti…

Yetmedi..

Türkiye’yi toplu konutta dünyaya örnek hale getirdi…

Bayraktar ders dahi verdi..

Hastaneler, okullar, yurtlar, kapali spor salonlari, stadyumlar, saglik merkezleri, yollar yapildi…

El atmadigi yer kalmadi..

Öyle ki…

Güneydogu’da büyük sorun haline gelen derme çatma ilkel karakollara yapilan terörist baskinlarini içine sindiremedi. Bölücü terör örgütünün asamadigi muhtesem ‘KALEKOLLAR’i insa etti…

Güneydogu’da artik hainler tarafindan neden karakol basilamadigini anladiniz mi simdi?

Hakkini teslim etmek lazim..

 Hem TOKI Baskani hem de Çevre Sehircilik Bakani olarak adini tarihe altin harflerle yazdirdi..

Cumhurbaskani Erdogan disinda kimseye eyvallahi olmadi!

Böyle olunca da hedef haline geldi…

Parti içi de dahil önünün kesilmesi gerekiyordu…

FETÖ’nün kullanamadigi adam oldu..

Bakanliga FETÖ’cüleri sokmadi…

Öyle ki sinav sistemlerinin kurgulanmis olacagini hesap ederek ‘KPSS puani ile bakanliga adam almam’ deyince FETÖ onu hedefe koydu…

Hal böyle olunca kumpas geldi..

FETÖ’nün 17/25 operasyonuna haksiz bir sekilde kurban gitti…

Müthis algi operasyonlari yapildi üzerine…

Istifa ederek ayrildi..

Siz bakmayin o dendi bu dendilere Cumhurbaskani Erdogan ile yollarida görüllerides hiç ayrilmadi.Erdogan’in hala açilislara katilip yanina aldigi kader arkadasi olmaya devam ediyor..

Ekibiyle, ailesiyle birlikte büyük bir haksizliga ugradigi bütün yargi kararlari ile ortaya çikti ama artik bakan degildi…

Bir hizmet adaminin önü kumpaslarla kesilmisti..

Siyasi yasamina simdilik bedel ödettirilerek nokta koymak zorunda kalirken, yillar önce yazdigi bir yazidaki “Insan üç bes damla kan, irmak üç bes damla su. Bir hayata çattik ki, hayata kurmus pusu” akillara geliyordu..

Aradan yillar geçti…

Ama unutulmadi…

Zaman zaman ailesi gibi gördügü Cumhurbaskani Erdogan’in daveti ile açilislarda yerini alarak onurlandirildi…

Ama yine dün gibi heyecanli..

Geçtigimiz günlerde insaat sektörünün düzenledigi bir konferansta yaptigi konusma çok önemliydi.

O günlerde Türkiye’nin yogun siyasi gündemi arasinda pek fazla yer almadi ama Türk ekonomisinin dimdik ayakta kalmasi için altin sözlerdi..

Türkiye’nin ekonomik çikmazdan kurtalmasi için o sözleri unutmamak gündemde tutmak gerekir…

Çünkü ekonomi yoksa istikar yok demek..

Dedi ki..

“Türkiye’nin amiral gemisi insaat sektörüdür.  Türkiye’nin petrolü de dogalgazi da 10 numara oldugu insaat sektörüdür. Buna karsi çikan vatan hainidir.”

Çarpici bir mesajdi..

Iste o adam Erdogan Bayraktar’di…

Türkiye referandum için geri sayima baslarken, siyaset  evet ile hayir arasinda gerginlik yasarken, biz bu noktaya deginelim dedik..

Bayraktar’in Türkiye ekonomisi için insaat sektörünün ne kadar önemli oldugunu anlatan sözlerini sizlerle paylasmak istiyorum…

Çünkü o sözler Türk ekonomisinin canliligi için önemli…

Ne güzel sözdür;

Is bilenin kiliç kusanin…

Bakin neler söyledi Erdogan Bayraktar…

***

Türkiye’nin petrolü

ve dogalgazi insaat sektörü

Her ülkenin kendine mahsus özellikleri, güzellikleri, kaynaklari var. Bakiyoruz Arabistan petrolde birinci. Iran, Rusya ile birincilikleri paylasiyor dogalgazda. Bazi diger sanayi mamulleri ve inovasyon bakimindan öne çikan ülkeler var. Japonya icraatlar noktasinda çok ileri gidiyordu su anda durmus vaziyette. Almanya otomobil sanayinde birinciligi hiç kaptirmiyor. Ingiltere finans sektöründe çok iyi, Amerika büyük ekonomide uzay ve silah sanayinde çok iyi.

Türkiye’ye baktigimiz zaman bizim özelligimiz ne. Biz turizm ve tarim ülkesiyiz. Ama bizim amiral gemimiz insaat sektörüdür. Türkiye’nin petrolü dogalgazi insaat sektörüdür. Bir kurum, bir isletme, bir organizasyon hatta bir ülke hatta bir devlet neyi en iyi biliyorsa neyi en iyi yapiyorsa orada kendini gelistirecek.

Turizm önemli bir sektör ama bir yerde sanaldir. Analitik ve fiziksel degil. Dünyadaki ortam bozulunca ya da baska bir olumsuzluk oldugu zaman turist gelmiyor. Tarimda bir kamyon domates veriyorsunuz. Bir ufacik bilgisayar alip geliyorsunuz. Fakat insaat sektörü öyle degil. Biz insaat sektöründe dünyadaki bazi ölçütler bakimindan birinciyiz. Mütesebbis olarak, teknoloji kapasitesi olarak birinciyiz. Hatta dünyada is alma kapasitesi bakimindan ilklerdeyiz.

Insaat sektörüne

karsi çikanlar haindir

Bu ülkenin bazi insanlari ‘insaat sektörü beton yatirimidir, ölü yatirimdir bunu yapmayin bunu durdurun’ diyor. Inanin bunlar haindir. Kardesim bizim elimizden bu geliyor. Mesele sadece ülkede salt köprü, yol, insaat, yol yapmak degil dünyada oyun kurucu olmak. Bizim derdimiz bu. Biz müsavir firmalarimizla dünyanin her yerine gidecegiz. Dünyada öyle müsavir firmalar var ki 50 bin kisi çalistiriyor. Dünyanin 200 ülkesinin 150’sinde ofisleri var. Gidiyor orada projesini, ihalesini yapiyor malzeme alirken de kendi ülkesinin malzemesini aliyor. Ispanya mermeri, Italyan seramigi veya Çin mali izolasyon malzemesi diye. Bizim esas savasimizin mücadelemizin odak noktasi bu olmali. Bu noktada belli mesafe aldi müteahhit arkadaslarimiz. Bunu bizim köpürtmemiz lazim.

Kim ne derse desin

bizim ülkemiz kutsaldir

2015 yilinda insaat malzemesi ihracati otomobil ihracatini geçti. Sonra birileri bunu çarpitti. Insaat malzemesinin katma degerinin yüzde sekseni bize ait. Otomobilde ya da beyaz esyada öyle degil ki. Biz en iyi bildigimiz is olan insaatçilikta çok daha cazip malzemeler, ucuz ve kaliteli malzemeler üretip dünyada oyun kurucu olabilirsek petrolden dogan cari açigimizi beklide insaatla kapatacagiz.

Bisiklet gibi

pedallar dönecek

Yeni nesil de güzel geliyor. Hakikaten birkaç lisan ögreniyorlar, bilgisayara takla attiriyorlar. Bizim bilgiyi getirdikten sonra kullanacak elemanlara ihtiyacimiz var. Japonya, Güney Kore nasil yaptiysa o bilgiyi çok iyi kullanip kendimize uygun hale getirecegiz. Insallah gençlerle firmalar daha da büyüyecek. Durmayacagiz. Bisiklet gibi pedallar devamli dönecek. Ölene kadar durmak yok. Çok çalisacagiz. Çok yenilik yapacagiz. Çok degisim ve üretim yapacagiz. Ve Türkiye’yi kalkindiracagiz.. Insaat sektörü sanayidir. Insaat sektöründe insaat malzemesi üretimini artirmaliyiz. Fiyatlari asagi çekmeliyiz. Insaat sektöründe bizim imkanlarimiz var. Belli bir kapasiteye gelmis büyük insaat firmalarimiz mutlaka inovasyon departmanlarini kursunlar. Buna bizim çok ihtiyacimiz var.

Insaat sektöründe

10 numarayiz

Basa gürestigimiz alan varken bilmedigimiz islerle neden ugrasalim. Insaat sektöründe on numarayiz. Onun için bunu daha da gelistirecegiz. Insaat sektörü ile ilgili anlatilan hikayelerle ugrasmamamiz lazim. Insanlar nasil günde üç kez yemek yiyor. Bu insaatlar da yürüyecek. 20 sene önce yapilan binalar bile yikiliyor. Birakin 50 seneyi. Istanbul’da yaklasik bes milyon civarinda birim hane konut var bunlarin yüzde 60’inin yenilenmesi lazim. 30 sene sonra öbürlerini yenilenmesi lazim. Tüm Türkiye’de 21 milyon civarinda konut var. Deprem kusagindayiz. Deprem riski kentsel dönüsüm yasasini çikardik. Bunlarin harmanlanip gelismesi lazim.

Istanbul’u nasil

desantralize ederiz

Istanbul özeline baktigimiz zaman da göçü durduramazsiniz. Önemli olan biz Istanbul’u nasil desantralize ederiz. New York’u, Paris’i nasil yaptilar bakacagiz. Daha iyisini yapacagiz. Istanbul’da çalisiliyor. Ulasimda ve baska konularda gayret ediliyor. Biz bandirmayi bahçe yapacagiz. Bursa’da yaptik. Bursa daha da gelisecek. Hemen Yalova’dan itibaren Bursa’ya giden yolun saginda yeni lojistik merkezler, yeni sanayi alanlari, yeni konut alanlari gelisecek Istanbul desantralize olacak. Düzce, Çorlu, Tekirdag Istanbul’la bütünlesecek. Çanakkale köprüsü yapilacak. Bunlar yapildigi zaman Izmir’le daha çok bütünlesecegiz. Bunun baska yolu yok. Eger cebri sistem yaparsaniz bir takim tavizler vererek bunu yaparsaniz olmaz. Neresi çok gelisiyorsa orayi koruyarak öyle gelisir. ABD California zengin oldugu için nüfus artiyor. Desantralize ediyor. Almanya’nin 400 bin kilometre kare yüzölçümü 80 milyon nüfusu var. Ama Almanya’ya bakiyorsun her tarafi güzel ve bombos. Nüfusu yaymis. Bunu kim yapacak insaatçilar yapacak. Meslegim oldugu için söylemiyorum nerede teknik elemanlar öne çikmissa o ülke gelismistir. Mühendis olmasi sart degil matematik kafasi varsa ülkeyi kalkindirmistir.  Lafla peynir gemisi yürümez.

Kentsel dönüsüm önemli ve

Türkiye’nin geregidir                

Kentsel dönüsüm kaçinilmazdir ve Türkiye’yi kurtaracak projedir. Issizligi azaltacak, ekonomiyi canlandiracak projedir. Dünyanin en büyük krizi 1929’da Keynes devlet olarak ise el atti. Is imkanlarini artirdi. Para kazanmayanlari bile çalistirdi, para verdi mal satti ekonominin çarkini döndürdü. Bunu büyük ölçüde de insaat sektörü ile yapti. Yollar, köprüler, barajlar yapti çalistirdi. Bu bakimdan insaat sektörü olarak daha canli daha heyecanli çalismaliyiz.

***

Sevgili okurlar bir döneme güçlü bir sekilde damgasini vuran, TOKI denilince akla gelen ilk isim olan Çevre ve Sehircilik Bakanligini insaa ederek unutulmayan bakan  Erdogan Bayraktar bunlari söylüyor…

Çünkü iz birakmak  iste böyle bir sey…

Ne güzel sözdür;

Ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir