Bu geminin kaptani R. Tayyip Erdogan!..

 

Bu geminin kaptani R. Tayyip Erdogan!..

Vefa farkli bir duygu…

Öyle alinip satin alinamaz…

Kalpten gelir…

Sadakat duygusu ile esdegerdir…

Kurulan hayallere ihanet katmamaktir…

Sadece ‘dost’ larin vasfidir! Unutmak ise ‘vefasiz’ larin harcidir..

Kisisel çikarlarina tutsak olmus hoyratlarin vefadan nasibi yoktur!

Vefa ile dostluk ikiz kardestirler…

Mevlana’nin güzel bir sözü vardir..

Der ki;

Kula vefasi olmayanin, HAKK’a vefasi olmaz!

Neden bunu yaziyorum…

Türkiye’de siyasette ender rastlanan bir olaydir vefa!

Bakin Cumhurbaskani Erdogan’in siyasetteki yol arkadaslarina…

Birçogu böylesine bir dönemde kenara çekilmis, yüküne omuz vermemis…

Isimleri belli, tek tek yazmaya gerek yok…

Ama örnek olanlarda var…

Ders verir sekilde yaninda…

Iste onlardan biri..

Bugün ülke yönetimi kadrosunda olmamasina ragmen Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’a karsi sadakat duygusu ile vefasini  örnek olacak sekilde ortaya koyan en önemli isimlerden biri hiç tartismasiz AB eski bakani Egemen Bagis …

FETÖ’nün 17-25 Aralik kumpasinin magdurlarindan biri olan Egemen Bagis, Erdogan’in “Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber islandik yagan yagmurda..” sarkisinin sözde degil özde hayata geçiren adamlardan biri olarak bu referandum sürecinde karsimiza çikti…

Söyle geriye baktigimizda Cumhurbaskanligi Hükümet Sistemi yani Baskanlik Sistemi için tasin altina elini degil bedenini koyarak yola çikan ilk isimlerin basinda o geldi…

Daha ortada Anayasa degisikligi yokken bile ne kadar önemli oldugunu  o anlatiyordu..

Daha referandum karari alinmamisken bile  “Baskanlik sistemi bu ülkenin yarinlari için zaruridir” diye sesleniyordu…

Yani baskanlik sistemi için  yollara düsen isimlerin basinda  o geliyordu..

Hatirliyorum ocak ayiydi..

Mersin’de bir arkadasimi ziyarette bulunurken  Akil Gençler Platformu’nun düzenledigi   “Cumhurbaskanligi Sistemi” adli konferansin konugunun Egemen Bagis oldugunun afislerini  görmüstüm…

Yani aylar önce  o yollardaydi..

Tipki bugün oldugu gibi…

O gün bugün Türkiye’nin birçok kösesinde sistem degisikligi için konferanslar verdi…

Bakiyoruz gitmedigi il sayisi çok az…

Ordu’dan Diyarbakir’ a…

Urfa’dan Mardin’e…

Istanbul’dan Izmir’e…

Ankara’dan Siirt’e..

Sakarya’dan Gaziantep’e.

Kostu…

Yaninda bir ekip kurdu yollara düstü. Bazen Erdogan’in programlarina katildi, bazen konferanslar verdi bazen de birçok yazili ve görsel medyada yeni sistemi anlatti…

Yetmedi…

Disarida da lobisi güçlü bir adam oldugu gerçegi ile o  lobisini kullanarak ABD, Ingiliz ve Bati basininda Türkiye’yi ve liderini anlatan, destekleyen söylesilere sik sik imza atti…

Yani reisin yaninda ‘Durmak yok yola devam’ dedi hep…

Cumhurbaskani Erdogan’in bu büyük yürüyüsünde  kim ne derse desin hakki teslim edilmesi gereken adam oldu…

Liderine “Allah onu Türkiye’nin basindan eksik etmesin” diyerek destek verirken, bu durusun sadece  bir vefa  degil  ülkesinin yarinlarini da düsünen devlet adami durusuydu…

Onu montaj oldugu kanitlanan bir telefon görüsmesi ile elestiren özellikle bazi  partililerine durusu ile de sadakat dersi vermesi önemliydi..

Veremeyecegi hiçbir hesap olmadigini alni açik basi dik sekilde liderinin yaninda kosarak gösterdi ve gösteriyor eski bakan Egemen Bagis…

Konusuyoruz…

Dinliyoruz…

Çok önemli sözler söylüyor..

Pazar günü yapilacak olan referandum öncesi bugüne kadar kimsenin dile getirmedigi tarihi açidan da önemli uyarilar yapiyor halka..

Bakin diyor ki;

“Biz tarihte 16 devlet kurmusuz. Bu 16 devletin ortak özelligi, hiçbirini düsman yikamamis. Birçok haçli seferi saldirisini savusturmusuz ama bütün devletlerimiz içindeki fitne yüzünden kendi içinden yikilmis. Fitneler nedeniyle devlet yikilmis, çikan fitneden yeni bir devlet çikmis. Bu fitne öyle tehlikeli bir hastaliktir ki, babalara evladini, evlada babasini katlettirir. O sebeple bizi Haçli seferleriyle, Çanakkale’de yenemeyenler bu tarihi gerçegi gördüklerinden bizim içimizden devsirdikleri bir takim hainlerle yikabileceklerini varsaydiklari için bize o 15 Temmuz’u yasattilar. Çünkü onlar da bizi, bize kirdirabileceklerini görüyorlar.”

*

Devam ediyor çarpici analizine..

 “Bugünkü hükümet sistemi adeta bir fitne makinesi gibi çalisiyor. Çok baslilik her yerde sorundur. Atatürk ile Inönü yillarca savas meydanlarinda birlikte çatismislar, Cumhuriyet’i birlikte kurmuslar ama biri Cumhurbaskani biri Basbakan olunca birbirlerine düsmüsler. Ayni sekilde Inönü ve Celal Bayar silah arkadaslari ve dava arkadaslari bunlar. Ama biri Cumhurbaskani biri Basbakan olunca birbirlerine düsmüsler. Cumhuriyet tarihi boyunca birbirlerine düsmeyen Cumhurbaskani ve Basbakan yok. Bülent Ecevit Ahmet Necdet Sezer’i getirip bu ülkenin basina koyuyor. O Ahmet Necdet Sezer de anayasa kitabini Basbakan’in suratina firlatiyor. Ekonomi çöküyor Bedelini de bu millet ödüyor.”

Bagis AK Parti döneminde yasanan Ahmet Davutoglu krizine ilk deginen isim de oluyor..

Dogru bildigini söylemekten çekinmeyen Bagis

Diyor ki;

“Iste en son Ahmet Davutoglu örneginde yasadik biz bunu. Altin tepside Basbakanlik verildi, hirsi aklinin önüne geçti. Ve devlet bunun sikintilarini yasadi.”

Bu açiklama çok önemliydi..

‘Referandum sürecinde Davutoglu neden ortada yok?’ sorusunun cevabi belli degil mi?

Vefa  kolay is degil!..

Peki son dönemde Bati’nin karsitligi..

Iste Bagis onun da cevabi yine çarpici inalizle veriyor…

“Iktidara geldigimizde dünyanin en büyük ekonomisinde  20’nciydik, su anda 16’nci siradayiz. Bir de istikrari yakaladigimiz zaman Allah nasip ederse kisa bir süre içinde 15’inci olacagiz, sonra 14… 2023 hedefimiz de ilk 10’un içine girmek. Peki biz 16’nci siradayken bizim bir üstümüzdeki hangi ülke biliyor musunuz? Atini ve itini bizim vatandaslarimizin üstüne süren Hollanda. Yani bunlarin karin agrisi bizim onlarin üstüne geçmemiz. Konya kadar araziyle, Istanbul kadar nüfusla bizden daha fazla dis ticareti olan bir ülke olmak. Bunu Türkiye’nin gelip geçmesi agirlarina gidiyor.”

*

Evet hepsi birbirinden önemli açiklamalar…

Söyleyecegim su ki Egemen Bagis bakanliktan ayrildiktan sonraki süreçte  hiç bos durmamis dersini hep iyi çalismis ve liderine sadakat ile hep örnek bir durus ortaya koymus…

Kendilerine kumpas kuranlara karsi kenara çekilmemis, teslim olmamis, mücadele etmis

Yani “Veremeyecegim hiçbir hesap yok” diyerek  hep dik durmus..

‘Ona çok sey borçluyuz’ dedigi liderini hiçbir gün  yalniz birakmayarak nerede hangi sartta olursa olsun hem destegini hem gönlünü verdi.

 17/25 kumpasi sonrasi bakanligi  devrederken de  aynen söyle diyordu..

‘Recep Tayyip Erdogan’in yol arkadasi olmak sadece benim degil torunlarimin bile gurur duyacagi bir payedir. Onunla millete hizmet etmek ve dava arkadasi olmak makamlarin en önemlisidir. Bundan da sonra da  bir neferi olmaya ayni kararlikla devam edecegim. Bu ülkeye, millete beddua edenlerle degil, ama hayir duasi yapanlarla birlikte bu ülkeyi daha da , yüksek noktalara tasimak için hep birlikte çalisacagiz’

Dedigini o gün bugün yapiyor..

Vefa iste bu…

*

Sözün özü;

Egemen Bagis kaptan bir  mürettabati oldugunu çok iyi  biliyor…

Çünkü üstat Necip Fazil’in sözü kulaklarda hep çinliyor…

Geminin bir kaptani olur, gerisi mürettabattir.

Kalbinde tek sahibi olur gerisi teferruattir’

Iste bu geminin kaptani  Recep Tayyip Erdogan…

Reisi adeta ezberleyen Bagis’in  ‘kaptan’  sözü  üzerine  Cumhurbaskani Recep Tayyip  Erdogan’in rahmetli babasini akillara getiriyor..

Onunda lakabi ‘KAPTAN AMCA’…

Söz mernhum ‘Kaptan amca’ dan açilmisken yazimizi Erdogan’in merhum  babasini anlatan su sözleri ile bitirelim istedik…

“Babama ‘Kaptan Amca’ diye hitap ederlerdi, lakabi buydu. Babam ayni zamanda da bizim hemserilerin kasasiydi. Yurt disinda gemilerde çalisan bizim hemsehriler, bunlarin illa akraba olmasi da sart degil. Köylüler, komsu köylerden olanlar, onu bir yediemin olarak görürlerdi. Paralarini babama birakirlardi, giderlerdi. Babam oradan hepsinin birer zarfi vardi, hesaplari ben tutardim. Köyde esine onlara parayi oradan, onlar ne kadar isterse saglam güvenilir  insanlarla otobüslerle gönderirdi. Bundan dolayi da çok güvenilen bir insandi”

Iste Erdogan böyle bir babanin evladi …

16 Nisan’a ramak kala bir Karadenizli olarak Karadenizli Reis için son sözümüzü söyleyerek bitirelim;

Vira, Vira Erdogan!..

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir