Bir hayata çattik ki, hayata kurmus pusu!

 

Bir hayata çattik ki, hayata kurmus pusu!

Ülkemiz atlattigi onca badirelere, onca düsmana ragmen hala çok güçlü bir ülke..

Söyle bakiyorum son dönemde  yasananlara..

Derin ve aci izler birakiyor..

Su gerçek bir kez daha ortaya çikiyor ki, Türkiye içeriden ve disaridan üzerine oynanan bunca oyuna ragmen dimdik ayakta kalarak gelisip büyüyorsa bunda bu milletin içinden çikmis kahramanlarin yeri unutulur mu?

Bu  kahramanlardan bir çogu, tarih boyunca yaptiklari hizmetlerin neticesinde hedef olmus, onlarin üzerinden ülkenin gelisip büyümesinin önü kesilmeye çalisilmis..

Çünkü bu milletin yeniden dünyaya hükmetmesinden, yeniden dirilisinden korkan güruhlar, bu hizmet adamlarini her zaman bir sekilde hedef tahtasina koymayi basarmislardir.

Bu vatanperver ve milli kisiler, kimi zaman suikastlara kurban gitmislerdir.

Kimi zaman zehirlenmislerdir, kimi zaman iftira, kimi zaman itibar suikastlari ile görevden el çektirilmislerdir.

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’inda 2002 yilinda  kurdugu ve 14 yildir  dünya tarihinde görülmemis sekilde  tarih yazdigi AK Parti ile baslattigi dirilis davasinda önüne çikan iç ve dis mihraklar yolunu kesmeye çalisirken   önünü kesmek için  yaninda olan bazi dava arkadaslarini tezgahlarla hedef aldilar.

                                   ***

Örnek mi?

Erdogan Bayraktar..

Erdogan’in yakin çalisma arkadasi olarak hem TOKI Baskanligi hem de Çevre ve Sehircilik Bakanligi koltugunda yaptigi hizmetleri ,yeni güçlü bir bakanligi nasil insa ettigini  kim inkar edebilir ki?

Onunla da uzunca bir dönem ugrasildi.

Çünkü bir dirilis hikayesi yazan Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in  Türkiye’yi santiyeye çevirmesinde adeta eli kolu gibiydi..

2002 yilinda bütçesi, yatirimlari IMF kontrolünde olan bir hükümet devralan Erdogan, eski dava arkadasi Erdogan Bayraktari TOKI’nin basina getirdi.

Büyük bir kentsel dönüsüm hamlesi baslatti.

TOKI’yi Bayraktar öncesi ve sonrasi diye ayirmak gerekir..

Bayraktar öncesi adindan bile bahsedilmeyen, kendi çalisanlarinin maaslarini ödeyemeyen TOKI’ye IMF yaptirimlarindan dolayi kaynak verilemiyordu.

Yani varligi ile yoklugu belli olmayan bir kurumdu..

Erdogan Bayraktar göreve gelir gelmez “Hazine destegi istemiyorum. Bize kanuni olarak yardimci olun yeter” dedi.

Tarih yazmaya basladi.

Ve Cumhurbaskani Erdogan  hep onun arkasinda durdu.

10 yillik 500 bin konut hedefi kondu.

Gülüp geçtiler..

Gülüp geçenler her yerde TOKI markasini görür oldu.

Kentsel dönüsümlerde tarih nasil yazilir gösterildi.TOKI Türkiye’nin degil dünyada sosyal konutta en basarili kurum haline geldi.

Bakin su icraatlara..

-81 il, 800 ilçe, 1920 santiyede 486 bin 784 konut..

-54 bin 218 gecekondu kentsel dönüsüm projesi..

-687 okul (lise, ilkögretim ve anaokulu), 771 spor salonu, 37 kütüphane, 420 ticaret merkezi, 92 hastane, 86 saglik ocagi, 351 cami, 66 yurt ve pansiyon (16 bin 876 kisilik), 23 sevgi evi (199 bina), 17 engelsiz yasam merkezi (165 bina)…

Dile kolay..

Hatta IMF yöneticileri mortgage krizinden sonra bizzat  ‘Nasil yapiyorsunuz’ diye Erdogan’i kutlarken brifing almak için Bayraktar’a ziyarette bulunmuslardi.

TOKI’de yazdigi altin tarih Bayraktar’i Çevre ve Sehircilik Bakanligi koltuguna tasidi.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez böyle bir bakanlik kurulurken, bu bakanligin kurulmasinin nedeni Bayraktar ile tarih yazan TOKI oluyordu aslinda.

Arastirmalarda TOKI, AK Parti’nin  seçimlerdeki basarisinda en önemli etkenlerin basinda gelmeye basladi. TOKI, 10 yil için 500 bin konut hedefine çoktan ulasmis, devletin neredeyse tüm soysal binalarini yapmaya baslamisti.

Bayraktar, sifirdan aldigi Çevre ve Sehircilik Bakanligi’ni kisa zamanda Türkiye’nin en gözde ve en icraci bakanligi haline getirmeyi de basardi..

Türkiye’nin her karis topragi santiyeye dönüstü..

El atilmadik yer kalmadi..

                                   ***

Öyle bir adam ki..

Askerimizin Güneydogu’daki ilkel sartlardaki karakol binalarina bile el atiyordu.

Öyle ki dönemin 2. Genelkurmay Baskani Hasan Igsiz Pasanin, Aktütün saldirisindan sonra “Karakollar için yeterli bütçemiz olmadigindan yapma imkanimiz yok” dediginde, Bayraktar yine bizzat benim de Ankara’da katildigim basin toplantisinda kendisini ortaya koyarak “Mehmetçigimiz için can feda. Biz yapariz, heyecanla talimat bekliyorum” diyordu.

Isi üstüne aldi ve Recep Tayyip Erdogan’in ‘Hadi Erdogan’ talimati ile üstesinden geldi.

Bugün Güneydogu’da artik karakollarimizin baskin yememesinin nedeni iste muhtesem bir sekilde korunakli yapilan kalekollardi..

                                ***

Bir ‘Hizmet Adami’ düsünün ki Türkiye’nin her ilinde, her ilçesinde bizzat eseri olsun.

Bu herkese nasip olmaz.

Iste maalesef bu  hizmet adaminin da itibar suikastine kurban edilmesine tanik olduk..

Onun için güzel bir tabir var..

‘Bir Erdogan Bayraktar vardi..

TOKI Baskani iken nam salan..

Çevre ve Sehircilik Bakani iken Türkiye’nin her bir kösesini santiyeye çevirip belediyelerin babasi olan..

Ya simdi?

Çevre ve Sehircilik Bakani kim?

Hatirlayan var mi?’

Evet Bayraktar rüzgar gibi geldi geçti ama arkasinda  hem TOKI’de hemde Çevre ve Sehircilik Bakanliginda hiç unutulmayacak bir hizmet dönemi birakarak

Ah benim ülkem ah…

Bedel ödetmek bu ülkenin kaderi mi?

Çünkü hem kendi hem de çalisma arkadaslari  üzerine yapilan suçlamalar üzerine savcilik tarafindan sorusturmaya bile gerek olmadigi ortaya çikti.

                                ***

Erdogan Bayraktar deyince aklima onunla ilgili yazdigim bir yazi geldi..

Çünkü onu  en iyi anlatiyordu.

Bayraktar’in dayisinin ölümünün ardindan 1982 yilinda bir sözlügün arkasina  kendi el yazisi ile yazdigi yazisinda duygularini söyle paylasiyordu…

“Insanin ne önemi var, hayatin ne önemi var.

Üstat ne güzel söylemis..

‘Insan üç bes damla kan, irmak üç bes damla su. Bir hayata çattik ki, hayata kurmus pusu.’

Insan yasadikça, evvela  devletine, sonra ebeveynlerine k, ailesine , arkadaslarina, yakinlarina ve akrabalarina karsi bir takim sorumlulukla, adaletle ve hakkiyla icra etme yolunda ugras vermezse neye yarar.

Insanin eti yenmez, derisi yüzülmez.

Allah (c.c) insanlardan, iki sekilde amel etmelerini istiyor ve emrediyor.

1-Ahirette kazanmak için gerektigi sekilde ibadet etmek..

2-Insanin dünyadaki hayatini idame ettirmesi ve öldükten sonra da amel defterinin açik kalmasini saglamak babindan dünya için çalismak.

Ben ölürken arkamdan..

‘Bu adam dünyasi için ahiretini, ahireti için dünyasini telef etmedi, her ikisi için de mücadele verdi’ derlerse bana ne mutlu.

Cenabi Allah hepimize çok okumayi, çok bilmeyi, çok çalismayi hak yolundan yürümeyi, son nefeste iman nasip etsin.

6.2.1982”

                             ***

O duygular iste böyleydi..

Siyasi  yasamina bedel ödettirilerek nokta koymak zorunda kalan  Bayraktar 1982 yilindaki  su sözü çok sey  anlatmiyor mu?

“Insan üç bes damla kan, irmak üç bes damla su. Bir hayata çattik ki, hayata kurmus pusu.”

                          ***

Ve  bakiyorum..

Simdide kumpas yapilma sirasi AK Parti iktidarlarinin ulastirmada tarih yazan   efsane bakani Cumhurbaskani Erdogan’in en yakin çalisma arkadasi  Binali Yildirim’a getiriliyor.

Yani tezgah sürüyor!..

Ustat  agabeyim Hadi Özisik’in ‘Binali Yildirim’a da kumpas’ baslikli yazisindaki Maksat, yildizi parlayan Binali Yildirim gibi Tayyip Erdogan’a bagli kisilerin yildizini söndürmek.’  Ifadeleri tezgahi en güzel sekilde anlatiyor..

Derim ki..

Reis  artik  içeriden ,disaridan  kendisini yalnizlastirma tezgahlarin  iyice  farkindadir!..

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir